Ayşen Kovan

Ayşen Kovan
Doğu Akdeniz Üniversitesi – Psikoloji
ayseen26@hotmail.com

Tam sınav zamanı Facebook’ta tesadüfen gezinirken önüme gelen Eyobus sayfasına girmemle başlayan serüvenim. 20 günde 17 ülke 20 şehir gezme imkânını görmemle beraber belirli kontenjanın olması beni biraz umutsuzluğa götürse de formu doldurup göndermem ve 2 gün sonrasında olumlu sonuçla özgürlüğüme özgürlük katan Avrupa rüyamım başlaması.

Eyobus Yolcu Görüşü

Her şeyin sistemli ve düzenli şekilde yürütüldüğü bu turda, öğrencilere uygun olması belki de en önemli nokta. Kafamdaki soru işaretlerini gerek telefondan gerekse portal üzerinden sorarak hiçbir engelimin olmaması, kesin karar vermeme neden oldu. Ayrıca sorduğum bütün sorulara sonsuz özveri ve samimiyetiyle yaklaşan Eyobus ofis çalışanları, özellikle Tuğçe Hanım ise tura olan ilgimi her daim taze tuttu. Sanırım sürecin en sorunlu kısmı evrak toplama ve vize işlemleriydi, tabii ki bu her yurtdışına gitmek isteyen kişilerin yaşadığı bir şey. Vize başvuru gününde Eyobus çalışanları ile yapmış olduğumuz başvurulardan neredeyse hiç olumsuz sonuç alınmaması da Eyobus’ün ne kadar profesyonel olduğunun göstergesiydi.

Oryantasyon için İstanbul’a gittiğim günde hala iletişimde olduğum arkadaşlarımla tanıştım, kaynaştım. Sanki yıllardır tanışıyormuşum hissi veren samimi kişilerle beraber olmak hem benim için hem de turun gidişatı için oldukça iyi oldu. Otobüse bindikten sonra etrafımdaki birkaç kişi öncesinde gidilecek yerlerle ilgili araştırma yapmışlardı, benim öyle bir planım yoktu. Açıkçası böyle spontane olmasının daha eğlenceli olacağını düşünmüştüm. Gittiğimiz bazı yerlerden sonra “beni burada bırakın, siz devam edin” dediğimi dün gibi hatırlıyorum 🙂

Eyobus Yolcu Görüşü

Belgrad ve Slovenya’da yeşilin renkleri arasında kaybolup; Venedik’in eşsiz manzarasında yer alıp; Roma’da tarihin ve kültürel mirasının kalıntılarına tanık olup; Cannes’da serin sulara atlayıp; Barcelona’da şehrin hem tarihi hem doğal güzellikleri arasında yer almak mükemmel bir duygu. Ayrıca Paris’de gündüzünde Eyfel’i sıradan bir demir yığını olarak algılarken, gecesinde manzarasının apayrı zevkine varmak ise kesinlikle kelimelerle anlatılamaz. Prag’da tarihinden eğlencesine her şeyiyle kendimizi bulduğumuz, Budapeşte’nin de istisnasız her yerine hayran olduğumuz da bir gerçek. Şahsen ben Prag ve Budapeşte’den dönmek dahi istemedim  Her ülkenin haritası ve metro hattı haritası temin edildikten sonra o ülkede kendimizi yabancı olarak hissetmedik, kaybolan arkadaşımız da olmadı. Hatta öncesinde oluşturulan Whatsapp grubunda nerede ne varsa (özellikle Türk restorantı) çoğu arkadaşlarımız konum atıp orada toplaştığımız zamanlar oldu.

Konaklamalardan bahsedecek olursam da gerçekten beklentimin oldukça üstündeydi. Roma, Barcelona, Amsterdam, Prag, Budapeşte’de fazladan kalmak ayrı bir avantajdı. Şoförlerimiz ise sanki yıllardır tanıyormuşum gibi samimi ve sıcakkanlı kişilerdi. Otobüse neşe katan şoförlerimiz ve koordinatörlerimizin ilgili olması turun eğlenceli geçmesinde en önemli paya sahip bence. Tura katılmadan önce çelişkide kaldığım tek konu ise otobüsle ulaşımın sağlanması olmuştu. Fakat zor bir şey olmadığını, hatta gezmekten yorulup artık bir an önce otobüse binip de uyusam diye içimden geçirdiğimi gayet net hatırlıyorum  Bir süreden sonra koltuğunuzla özdeşim kuruyorsunuz ve oturduktan sonra sanki yatağınıza uzanmış hissini yaşıyorsunuz. Mesela gece yola çıkıldığında herkesin uyuyup sabah uyanıldığında farklı bir ülkede olup meraklı gözlerle çevreye bakmak, her ülkenin kendi kültürlerini keşfetmek, kişileriyle iletişim kurmak bu vasıtayla dili kullanmak gibi mükemmel deneyimler yaşadım. Hatta Roma’da bir cafe sahibi bayanla sosyal ağdan birbirimizi ekledik, Kıbrıs’a davet ettim Kasım ayında geleceğini, benimde seneye yazın Roma’ya gelmemi istediğini söyledi.

Her ülkede tecrübe edeceğiniz çok fazla şey var. En önemlisi de bir birey olarak özgüveninizin artması açısından farklı deneyimlerin yaşanması hem kişisel-sosyal hem de psikolojik açıdan oldukça olumlu etkiye sahip. Yola bireysel çıkıp birçok arkadaş edinmeniz, her kültürden her kesimden arkadaşlıklar kurmakla beraber sosyalleşeceğiniz, gezdikçe görüp gördükçe merakınızın artması ve daha da heveslenmeniz yaşadığınız sorunları aklınıza dahi getirmeyeceğinize, psikolojik ve öznel olarak iyi olmanıza sebep olacaktır.

Eyobus Yolcu Görüşü

Ayrıca çok okuyan mı çok gezen mi daha çok bilir sorusuna ise çok gezerken çok okuyan bilir diyorum. Gezip gördükten sonra okumanın daha kalıcı bilgi olacağını düşünüyorum 🙂

Son olarak ise Micheal Palin’in sözünde dediği gibi seyahat etme mikrobu size bir defa bulaştıktan sonra artık tedavisi yoktur. Hayatımın sonuna kadar bu mikropla mutlu bir şekilde yaşayacağımı bilmek çok güzel bir duygu 🙂

Eyobus Yolcu Görüşü