Baltık ülkelerinin sonuncusu Estonya’nın başkenti Tallinn, aynı zamanda Baltık ülkelerinin de en küçüğü. Arnavut kaldırımlarıyla dolanmış sokakların ve günümüze kadar korunmuş tarihi yapılarıyla Tallinn, Baltık ülkelerinin en şirin başkenti olarak adlandırılmakta. Tallinn şehir merkezi Tompea Hill ve merkez şehir meydanı olarak ikiyi ayrılmış durumda. Bu tepeden güzel bir Tallinn manzarası seyredebilir, şehir merkezinde de tarih ile birlikte yolculuk edebilirsiniz. İlgisi olanlar için, Avrupa’nın en eski ve de satışları devam eden eczanesine sahip Tallinn. Bu eczanede 1422 yılına kadar uzanan kayıtlar bulunmakta.

Eyobus Kuzey Avrupa Turu

Geleneksel içecekleri olan likör’ün adını bile “Vana Talin- yani eski Talin” koymuşlar. Koyu renkli ve oldukça sert olan bu likör: Tallin’e  doğudan gelen gemilerin getirdiği baharatlar, vanilya ve limon yapı ile yapılıyormuş. İçimi de ilginç, bir kere de içmek gerekiyor. Bunu içerken: yanında çikolata almak da gerekiyor. Bunun yanında: bu ülkenin insanının diğer bir alışkanlığı daha var. Bolca kahve tüketiyorlar. Geleneksel bir içecek haline gelmiş. Kahvenin yanında mutlaka tatlı yemeyi tercih ediyorlar.

Şehrin batı köşesi, Rocca al Mare adı ile anılıyor. Estonya’ya özgü, 19. yüzyıl kırsal yaşamı burada, bir açıkhava müzesi kampüsünde sergileniyor. Yanı başındaki Tallinn Hayvanat Bahçesi gezebileceğiniz bir başka yer.

Estonya Açıkhava Müzesi, köylerdeki yaşamı keşfetmenin iyi bir yolu. Çok geniş ve bol ağaçlı bir parkın içine kurulmuş bu müze 18-20. yüzyıllardaki kırsal yaşamı en iyi biçimde sergiliyor. Park bölgesi ayrıca, Estonyalı ailelerin özellikle piknik için tercih ettikleri bir yer.

Estonya Tarih Müzesi, konuklarını ülke coğrafyasının tarih öncesi zamanlarına kadar götürüyor. Filmler ve etkileşimli gösteriler, 11 bin yıllık geçmişte dolaştıktan sonra, 20. yüzyılın son bölümüne kadar geliyor. Müzenin özellikle avlu bölümü küçük konukların ilgisini çekecek biçimde hazırlanmış.

Kadriorg Sarayı ve Kadriorg Sanat Müzesi, ziyaret edilesi başka bir kültür durağı. Barok tarzda inşa edilmiş bu saray, Çar Büyük Petro ya da tanıdık adı ile Deli Petro tarafından, 18. yüzyılın başlarında, eşi Catherine için yaptırılmış. Yapının mimarı ise bir İtalyan olan Niccolo Michetti.

Kumu Sanat Müzesi, modern mimarinin şaheserlerinden biri olarak gösteriliyor. Kıvrımlı ve keskin köşeleri binanın içindeki müzede ise 18. yüzyıldan başlayarak, Sovyet dönemi, II. Dünya Savaşı ve günümüz sanatını da içeren bir koleksiyon sergileniyor.

Nasıl yardım edebiliriz?

Eyobus Avrupa turu ya da Kuzey Avrupa Turuna katılmak istiyorsunuz ancak aklınızda bazı sorular mı var bunu için S.S.S Bölümüne göz atabilirsiniz.