Hollanda için nereden anlatmaya başlamalı? Ülkedeki özgürlüklerden, doğa harikası köylerinden, ya da eşsiz bisiklet trafiğinden mi? Birçok güzelliği içinde barındıran ülke ve bu ülkenin eşsiz başkenti Amsterdam. Öncelikle eşsiz bisiklet trafiğinden bahsedelim. Amsterdam’da motorlu taşıttan daha çok göreceğiniz şey bisikletler olacak. Şehirde ulaşımın büyük kısmı bisikletlerle yapılıyor, yollar buna göre düzenlenmiş. Siz de bisiklet kiralama yöntemini kullanarak bu şehri en güzel şekilde gezebilirsiniz. Lalesiyle ve çiçeğiyle de ünlü bu şehirde renkli çiçeklerle renklendirilmiş caddelerden geçeceksiniz. Bu şehri gezmenin en iyi yollarından biri de feribotlar. Kanallarla çevrili bu şehri keyifli gezme alternatiflerinden birisi. Şehirdeki tramvay ağı sizi haritada istediğiniz yere götürebiliyor. 200’den fazla resim, yüzlerce taslak çalışmasıyla Vangogh müzesi, 1400’lü yıllardan günümüze birçok resmi içinde barındıran Rijks Museum(Devlet Müzesi), bira severler için Heineken Experience müzesi, Anne Frank Müzesi amsterdamın önde gelen ziyaret edilmesi gereken yerlerden. Bunlara ek olarak DeWallen bölgesinde RedLight District eğlence için merkezi yerlerden Amsterdam’da. Burada amsterdama özgü olan yiyeceklerden, her köşe başında bulabileceğiniz patates kızartması satan küçük dükkanlar. Ve Madame Tussauds Müzesi de bu şehre renk katan yerlerden; balmumu ile yapılmış dünyaca ünlü birçok ismin heykeli bulunmakta burada.

Eyobus Kuzey Avrupa Turu

Rotterdam, köprüleri, tasarım binaları ve hoş sokaklarıyla özgün ve ilginç bir Hollanda şehri. Birbirinden ilginç tasarım yapılarıyla Hollanda‘nın mimari başkenti aynı zamanda burası. Ne yana baksanız çağdaş mimari yapının en iyi örneklerini görüyorsunuz. Amsterdam‘dan sonra ülkenin en büyük ikinci şehri olan Rotterdam, özetle mimarisi, eğlence mekanları ve kültürel etkinlikleri ile gezilmesi gereken bir Hollanda şehri burası. Balıkçı kasabasının etrafında büyüyen büyük şehrin tarihi 14. yüzyıla dayanıyor. Rotterdam 1572’de İspanyol egemenliğine başkaldıran ilk Hollanda kentlerinden biri. Hollana meclisleri burada 1574’te bir araya gelmiş ve 1600’li yıllara kadar 15.000 sakini varmış. 17. yüzyılda Felemenk Cumhuriyeti’nin ikinci kenti olmuş. Şehrin ticari ruhu düzenli binalardan çok inşa edilen tersanelerden hissediliyor.

İkinci Dünya Savaşı’nda sayısız kez bombalanan ve tam bir moloz yığınına dönen Rotterdam, günümüzün Hollanda’sının kuşkusuz en fütüristik kenti. Yeniden kurulan şehir, bugün ilginç yapılarıyla tam bir dizayn ve tasarım eseri olarak karşımızda duruyor.

Dünyanın en geniş limanlarından birine sahip olan Rotterdam, dünya ticaretinde önemli bir role sahip olan Rotterdam Limanı’nın varlığı ile, hem ekonomik hem de kültürel yönden gelişmiş.

Devasa mimarisi ve ilginç renkleriyle göz dolduran Markthall Binası ve karşısında yer alan 1970’lerde Piet Blom tarafından dizayn edilmiş Kübik Evler şehrin en göze çarpan binaları arasında. Önceleri Holland America Line’a ait olan genel müdürlüğün yerindeki Hotel New York ise Kop van Zuid Bölgesi’nin tepesinde, şehrin en eski dokusunu oluşturuyor.

Yalnızca Hollanda’nın değil tüm Avrupa’nın da sayılı müzelerinden olan ve Ortaçağ’dan modern döneme dek geniş bir sanat koleksiyonunu barındıran Boijmans Van Beuningen Müzesi; fotoğraf sergileriyle Museumpark bölgesindeki Kunsthal; doğa tarihi ve fen bilimleri koleksiyonuyla göze çarpan Natuurhistorisch Müzesi de listeye eklenmeli.

Hollanda’nın belki de Avrupa’nın en huzurlu duraklarından biri olan Giethoorn, kendine has yeşili, kanalları ve dünyanın en tatlı evleriyle kimilerine göre Kuzey’in Venedik’i kimilerine göre ise Hobbitler köyü olarak adlandırılıyor. Arabaların giremediği, sokakları olmayan bir köy Giethoorn. Eski ve yeni olarak ikiye bölünmekte ve önceden eski kısımda tek ulaşım yolu sandallar kullanılıyormuş. Şimdi ise sadece bisiklet yolu mevcut ek olarak. Salt köprüler üzerinden ulaşılabilen evlerin çoğu, minik adaların üzerine inşa edilmiş.

Eyobus Kuzey Avrupa Turu

Hollanda’nın belki de Avrupa’nın en huzurlu duraklarından biri olan Giethoorn, kendine has yeşili, kanalları ve dünyanın en tatlı evleriyle kimilerine göre Kuzey’in Venedik’i kimilerine göre ise Hobbitler köyü olarak adlandırılıyor. Arabaların giremediği, sokakları olmayan bir köy Giethoorn. Eski ve yeni olarak ikiye bölünmekte ve önceden eski kısımda tek ulaşım yolu sandallar kullanılıyormuş. Şimdi ise sadece bisiklet yolu mevcut ek olarak. Salt köprüler üzerinden ulaşılabilen evlerin çoğu, minik adaların üzerine inşa edilmiş.

Nasıl yardım edebiliriz?

Eyobus Avrupa turu ya da Kuzey Avrupa Turuna katılmak istiyorsunuz ancak aklınızda bazı sorular mı var bunu için S.S.S Bölümüne göz atabilirsiniz.

Yoksa sen hala Kuzey Avrupa'yı gezmedin mi?