Hollanda için nereden anlatmaya başlamalı? Ülkedeki özgürlüklerden, doğa harikası köylerinden, ya da eşsiz bisiklet trafiğinden mi? Birçok güzelliği içinde barındıran ülke ve bu ülkenin eşsiz başkenti Amsterdam. Öncelikle eşsiz bisiklet trafiğinden bahsedelim. Amsterdam’da motorlu taşıttan daha çok göreceğiniz şey bisikletler olacak. Şehirde ulaşımın büyük kısmı bisikletlerle yapılıyor, yollar buna göre düzenlenmiş. Siz de bisiklet kiralama yöntemini kullanarak bu şehri en güzel şekilde gezebilirsiniz. Lalesiyle ve çiçeğiyle de ünlü bu şehirde renkli çiçeklerle renklendirilmiş caddelerden geçeceksiniz. Bu şehri gezmenin en iyi yollarından biri de feribotlar. Kanallarla çevrili bu şehri keyifli gezme alternatiflerinden birisi.

 

Eyobus Avrupa Turu / Amsterdam

Şehirdeki tramvay ağı sizi haritada istediğiniz yere götürebiliyor. 200’den fazla resim, yüzlerce taslak çalışmasıyla Vangogh müzesi, 1400’lü yıllardan günümüze birçok resmi içinde barındıran Rijks Museum(Devlet Müzesi), bira severler için Heineken Experience müzesi, Anne Frank Müzesi amsterdamın önde gelen ziyaret edilmesi gereken yerlerden. Bunlara ek olarak DeWallen bölgesinde RedLight District eğlence için merkezi yerlerden Amsterdam’da. Burada amsterdama özgü olan yiyeceklerden, her köşe başında bulabileceğiniz patates kızartması satan küçük dükkânlar. Ve Madame Tussauds Müzesi de bu şehre renk katan yerlerden; balmumu ile yapılmış dünyaca ünlü birçok ismin heykeli bulunmakta burada.

 

Eyobus Avrupa Turu / Giethoorn

 

Hollanda’nın belki de Avrupa’nın en huzurlu duraklarından biri olan Giethoorn, kendine has yeşili, kanalları ve dünyanın en tatlı evleriyle kimilerine göre Kuzey’in Venedik’i kimilerine göre ise Hobbitler köyü olarak adlandırılıyor. Arabaların giremediği, sokakları olmayan bir köy Giethoorn. Eski ve yeni olarak ikiye bölünmekte ve önceden eski kısımda tek ulaşım yolu sandallarmış. Şimdi ise sadece bisiklet yolu mevcut ek olarak. Salt köprüler üzerinden ulaşılabilen evlerin çoğu, minik adaların üzerine inşa edilmiş. Hollanda’ nın dümdüz ve yeşil fotoğraflarını, karpostallarını görmüşsünüzdür. İşte burası yeşilin en güzel tonlarının buluştuğu yer adeta. Amsterdam’ dan sadece 1 buçuk saat uzaklıkta rengarenk ve küçük evleri insanı başka diyarlara götürmeye yetiyor artıyor bile. Sakin ve yemyeşil bir hayat yaşamak istiyorsanız burası tam size göre. İsterseniz bir ağacın altına oturup huzurla kitap okuyun, isterseniz küçük elektrikli teknelerle kanallar arasında köyü gezin, isterseniz yürüyüş yollarında saatlerce yürüyün. Hepsini yaparken hissedeceğiniz tek bir duygu var. Huzur.

Nasıl yardım edebiliriz?

Eyobus Avrupa turu ya da Kuzey Avrupa Turuna katılmak istiyorsunuz ancak aklınızda bazı sorular mı var bunu için S.S.S Bölümüne göz atabilirsiniz.